Baja’da sezonun 4’ncü ayağı Bursa’da yapıldı.
Önce, yiğidin hakkını verelim.
Parkur güzeldi, etaplar da. Start’ı da ideal kurguydu.
Seyirci etabı ise şehrin tam göbeğindeydi ama seyircisi yoktu!
Hemen dibindeki koca apartmanlara baktım, camlar boştu!
Neredeyse evlerin salonuna sokuldu yarış, ama kimse iplemedi.
İnsan, motor homurtularına meraken kafayı uzatır değil mi?
Ama nafile. Ki, bir de Bursa için sporun kalesi diyoruz hâlâ..
Belli ki kale düşmüş ama haberimiz olmadı.
*****
Anlayamadığım konulardan birisi şu;
Baja’nın tarihi belli, çünkü takvim ulusal..
Aynı hafta sonu ansızın mahalli otokros neden monte edilir?
Tamam disiplinler de farklı organizatör kulüpleri de
Ama şehir aynı, disiplin aynı; ‘otomobil sporu’..
İyi yarışın arası kuş uçuşu yarım saat.
Baja, Dağakça’da, otokros, Orhangazi’de.
Yanlış anlaşılmazsa eğer, ‘kasten çakıştırılmış tarihler’ diyeceğim.
İki Bursa kulübü arasında da bir irtibat yok anlaşılan.
Oysa, aynı sporun iki kulübü birbirine destek olmalı değil mi?
Kimse demesin ki iki farklı disiplin; baja-otokros, ne alaka diye..
Bursa’da otomobil yarışı varken, futbol veya basket olsa anlaşılır.
Ama bu spor bir, yarışçıları da sporcusu da motor sevdalısı
Seyircisi için de aynı şey geçerli olmalı. Ama habersizler.
*****
Baja’da seyirci hanım meraklı, eşini ikna edip gelmişler etaba.
Pazar günü, ara sora, bulmuşlar etabı, az yürümüşler seyirci noktasına.
Bu çift, hanımdan yana meraklı ya, uğraşmışlar biraz.
Servis alanında eski bir kulüp başkanı ile konuşuyoruz.
Baja’ların sezonluk federasyon gözlemcisi.
Konu seyirci bilgilendirmeden açıldı.
Tıkladı ama uygulamada bilgi açılmadı, haritalar da.
Dedim ki, kulübün kendi sitesinde var, oradan bakalım.
Uygulamada da olmalıydı ama, diye kaş çattı.
Teknolojiyi tercih etmek takdire şayan ama kullanırsan.
Uygulamada eksik kalırsan, seyirci noktasına insan gelemez.
Ki, ilk geçişte aynı seyirci noktasına jandarma geldi, bana sordu; ‘burası mı?’ diye.
Teyit etti yeri ve gitti. Çünkü, seyirci alanında Pazar sabahı 10.30’da bir ben vardım.
Etabın ikinci geçilişinde ise 2-5 kişi daha, o zamanda bu kez de jandarma yoktu.
*****
Tarihlerin üst üste çakıştırılmasından söz açmıştım;
Çok şeyi doğru yaparsınız, bir iki ufak eksik ise her şeyi etkiler.
Takvimde şehirde ulusal bir yarış varsa, mahalliyi üstüne çaktırmamalısın.
Bir hafta geri veya ileri, o kadar zor değil. Ama aynı tarih elzem değil.
İlçe farklı, disiplin farklı denmemeli. Zaten spora seyirci çekemiyoruz.
Motor sesini kokusunu takip edenleri neden tasnifleriz ki?
3-5 de olsa fazla seyirci gelseydi, Baja’ya ya da otokrosa fena mı olurdu?
Meraklısını tercihe zorlarken, meraksızını nasıl çağıracağız parkura?
Şahsen, otokrosa bakamadım, yolun üzerine olmasına rağmen.
Orhangazi’de durmadım, Umurbey üstünden bajaya gittim.
Oysa, farklı haftalarda olsa elbette ki ikisini de görmek isterdim.
Beni bırakın, sorsanız Bursalı yarış severler da farklı düşünmezdi.
Çünkü akıl yolu bir, ayrı düşmez.
*****
İkinci konu, yarıştaki sportif tuhaflıklar.
Pazar günü ilk etap geçiliyor.
X araba, Y sporcu.. Geçişini yaptı önümüzden finişe doğru.
Burayı kadarında herhangi bir yanlış eksik yok, ama çok geçmeden,
Aynı ekip etapta terste hareket etti. Geldiği yöne doğru.
Düşündüm ki, yolu kaybetti herhalde, geri bastı.
Ama etapta ters yönde gitmek yarış ihracı, bilmezler mi?
Terse giden ekip bir daha doğru yöne de dönmedi, yani başka bir yerden çıktı.
Ters gitmek ihraç, finişten çıkmamak da. Ama baktım, listede çıktılar.
Yani ne ters yönde hareket ne farklı çıkış, tespit edilmemiş.
Bu arada etabın her iki yöne gidişinin fotoğrafları makinemde sabit.
Merak etmiştim, etabın ikincisinde sordum görevlilere.
Biri, uzaktan gördüğünü ama kapı numarasını göremediğini söyledi.
34 km’lik etapta finişe kadar gelen bir ekibin,
Finişe beş yüz metre kala tornistan yapması…
Hadi bunun hakemler tarafından kayda alınmamış olması bir yere kadar ama,
Hani, uydudan takip? Hani kopilot hapşırsa duyulur denilirdi.
Hız limitini aşanlara anında ceza yazılan uydu sistemi,
Etapta ters yönde harekete ses çıkarmadı mı?
Çıkardıysa eğer, terse giden ekip, klasmanda nasıl yer buldu kendisine?
Çözülmesi zor değil ama çözülmesi istenmeyen konular bunlar.
Bir de serviste kulağıma çalındı, isim vermeyeceğim hemen ekşime olmasınlar.
Yol kaybedenlerin çokluğu da yol notlarına bağlandı yine.
Yani, kangren sorun tam gaz devam.
*****
Bir tuhaflık daha bajadan. Yine pazar günkü etap, ilk geçişte..
Etapta kalan ekip başka bir araç tarafından çekilerek getirilmiş finişe.
‘Miş’ diyorum, çünkü görmedim, sadece duydum dinledim. Görevliler de teyit etti.
Hatta merkeze de bildirdiklerini söylediler.
Kim olduklarını bilmediğim için anlayamadım ihraç edildiler mi?
Bu arada, yarışçıyı çekerek etaptan çıkaran ‘kurtarıcı’ değil, ‘seyirci’ de değil.
Fotoğraf çekmek için oradan olan bir ‘medya’ etiketli araç.
Öğrenemedim hangi araç çekilmiş, hangi medya kurtarıcılığa soyunmuş?
Neresinden tutsan, elde kalacak konular bunlar.
Kesin olanı, hayra alamet değil. Belli ki bir çok şey aksıyor.
Garip bir sezonun garip bir yarışı daha, diyerek noktalıyorum yazıyı.
Hayırlı haftalar, kalın selametle.


