Yarışlarla turizm birbirinden ayrılmaz oldu.
Artık dünya çapında yapılan aktiviteler…
Turizm sektörü için kâr kapısı oldu.
30 yıla yakındır güneyde turistik bir bölgede yaşıyorum.
İngilizler bizde çoğunlukta.
Dostluk kaçınılmaz oluyor haliyle…
Yiyoruz içiyoruz dart atıp maç izliyoruz
Hepsi eşiyle gelmiş biz yaşta adamlar…
Maksat ortak ‘vakit iyi geçsin’
Başlıkta adı geçen ‘hayal’ ise…
Yiğit bir Muğla yerlisi..
Sözü pek, iri yeşil gözlü, net biri
3 inekle başladı… Bugün 30’a yakın
Süt, yağ, bazen peynir yapar, satar.
Bir gün işini bırakıp geldi.
Mandalinalı gazoz içiyordum, ikram ettim.
İçer içmez… Puuuu diye püskürttü.
“Nuri abi sen bunu mu içiyorsun?” dedi
Hem de ‘devamlı’, dedim.
“Bu bozuk” dedi…
Kadın çok şaşırdı… Ben de öyle…
“Nuri abi niye geldim biliyon mu?”
“Bu senin görüştüğün İngilizler çok zengin değil mi?”
Ben de… Yoo, şişman olan taxi şoförü…
Kabak kafalı tesisatçı… Uzun olan da polis.
Hayal ağzı açık kaldı.
“Niye bize tatile geliyorlar. İşçi de adamlarmış” dedi…
Hayalciğim, bunlarda tatil gelenek.
Mutlaka, parası kadar tatil yaparlar her sene.
Dar gelirli oldukları ve uçakla yakın olduğu için…
Bizi tercih ediyorlar.
“Abi ben daha İstanbul’u görmedim” dedi.
Görmen şart değil.
Burada mutluysan, bu yaşamı sürdürmeye bak.
Kadın söylene söylene gitti…
“Ulen Hüseen… Beni daha bir yere götürmedin”
Hayal, iki çocuk evlendirdi ve hâlâ…
Bir yere gidebilmiş değil.
Vefakâr ve cefakâr Türk kadını tipik.
Düşündüm de…
Hangi seçenek doğru diye.
Buna bizler değil…
Şartlar karar veriyor.




