Ülkemizin ilk ve tek uzun soluklu açık yol yarışı olan Transanatolia RallyRaid’in bu yıl yapılacak olan 16’ncısı öncesinde, ajans mikrofonunu geleneksel olarak yarış patronu Burak Büyükpınar’a çevirdik. Her ne kadar 50’ye dayanan kayıtlar patrona keyif vermiyor olsa da parkurdaki rekabetin özellikle SSV’de yoğunlaşacağını söyleyen Büyükpınar, yine ‘en çok kayıt’ aldıkları motorların da farklı bir rekabet içinde olacaklarını söyledi.
-Bu yıl kayıtlar hedeflediğin seviyede mi gerçekleşti? Hedefine ne kadar yakın veya uzak kaldı?
50 kayıt, hedefimize oldukça uzak. Geçen sene 65 idi, şimdi 50. Bu sene her şey açısından çok acayip bir sene. Sayının düşme sebeplerini analiz ediyoruz.
-Yabancı katılımlar çok zayıf belirgin bir sebebi var mı?
Yabancılar öncelikle İran-ABD-İsrail savaşından çok etkileniyorlar. İran savaşının ekonomik etkisi de var. Avrupa’da sakıntı var, yakıt fiyatı en başta. İnsanlar daha yakın yarışlara gitmeye ve Avrupa içinde ve Yunanistan’da, Romanya’da kalmaya çalışıyorlar. Bir de yarışmayanlar var, benim bildiğim bir sürü insan sezonda dört yarışa gidiyorsa bir yarışla kapatıyor sezonu.
-Bazı Avrupa yarışlarının yangınlar nedeniyle yapılamıyor olması hesapları bozuyor mu?
Bozmuyor çünkü bizim yarışçılarımız oralarda değiller zaten. Oralardan bize kayıt olmaz. Geçen sene bizim 10 tane İngiliz yarışçımız vardı ki, bu sene de gelirler diye garanti gözüyle bakıyorduk, ama onlar da bu seneyi Avrupa’da geçirme kararını aldılar. Ki, bunlar garaj, 10 tane motor ve geçen sene çok beğendiklerini ve bu sene 15 kişi olarak geleceklerini söylüyorlardı. QFF vardı, Hollandalı SSV grubu. Geçen sene üç araçla gelmişlerdi, bu yıl en az altı araba ile geliriz diyorlardı ama garajın beğenmesi yetmiyor, yarışacak olan sporcu ‘orayı güvenli bulmuyorum başka tarafa gitsek’ dediği an, garajın karşı çıkacak hali yok. Garaj, sonuçta sayıya bakıyor. Hollanda garajının buraya gelmesi için en az 3-4 arabası olması lazım. Aslında Hollandalılar son dakikaya kadar çabaladılar hatta ben bu yıl iki kez gittim Hollanda’ya, kalabalık geliriz diyorlardı ama sonunda bu sene gelmeyelim dediler. Buradan 4-5, İngiltere’den 10 kayıp var, bir anda 15 böyle gitti. Yamaha takımı bu sene takvimi uyduramadıkları için gelmedi. Nereden baksan 7-8 motor geliyorlardı. Üç garajdan 25 kişi kaybettik.
-Türk ekipler neredeler?
Bilmiyorum, yoklar. Bence, aynı sorunlar. Türkiye Baja Şampiyonası’nda da kayıtlar azalıyor. Ekonomide çok büyük bir sıkıntı var. Bence, Türk ekipleri tamamen ekonomiye bağlı. Türkiye’de gelirler çok düştü, yakıt fiyatları belli.
-Geçen sene 15’nci yıldan çok memnun değildin, bu yıl daha da yapılamaz hale mi geldi?
Gittikçe zorlaşıyor.
-Israrcı mısın, hala dayanıyor musun?
Israrcılığımı kaybetmeye başladım. Bir şeyi ne kadar zaman zorlayabilirsin ki? 16 sene oldu, tamam zorluyoruz ama..
-Bu yıl iklim değişiklikleri kaynaklı sorun bekliyor musunuz?
Şu anda yok ve Allah’tan yok bir de o olsa, iyice stres olurduk. Bu sene hava koşulları iyi gidiyor, biz de kuzeydeyiz. Bence yine üşüyeceğimiz bir yaz sonu olacağını, kampların soğuk olacağını düşünüyorum. Ilgaz’da yüksek irtifalardayız.
-Start noktası tam olarak belli mi?
Startta Viaport’tayız, servis alanını Kurtköy’de Viaport’a kuruyoruz. 28-29’unda servis alanında bir de festivalimiz olacak. 29 Akşamı Tuzla Marina Port’ta seramonik start vereceğiz. 30’u sabahı Bolu’ya doğru yola çıkacağız.
-Finiş?
Ankara, Etimesgut’ta.
-Parkur genelinde sıkıntılı bölgeler var mı?
Yolu açarken, Bolu-Zonguldak-Ilgaz’da zorlandılar. Çok ağır bir kış geçti hem kar hem yağmur vardı. Çok ağaç devrilmişti. Orhan’ların ilk geçişinde ağaçlar kaldırıldı, ikincisinde Georgi geçerken hala devrilmiş ağaçlar vardı başkaca, onları kaldırdık. Şimdi, Paola geliyor, pazartesi son tura çıkacak. Artık rotada önemli bir şey olmaz, ufak tefek düzeltmeler belki. Yol, bu sene çok kırıcı ve bozuktu.
-Kar kaldı mı yükseklerde?
Yok artık kalmadı. Hep aynı sorunumuz var, yıllardır niye bu tarihte yapıyoruz diye konuşuruz, ilkbaharda yapılsa belki daha çok katılım olur diye. Eylül başı buradan Afrika kıtasına geçiş dönemi. Bizim ilkbaharda yüksek irtifalarda yapmamız mümkün değil. Bu sene Erzincan tarafında bir küçük gezi yaptım, kardan geçemedim. İkibinli rakımlara çıkılmak isteniyorsa bu işin yapılma tarihi Eylül ve Ekim, ki Ekim’de de soğuk olmaya başlıyor.
-Aklınızda farklı yeni bir parkur olmadı mı? Mesela Göbeklitepe dillendiriyor sıkça..
Bu parkurda iki senedir yapmamızın bir sebebi var; Türk ekipler İstanbul’a yakın başlasın, İstanbul’a yakın bitsin ki maliyetler düşsün diyorlar. Van’da bitirdiğimizde oradan araçların İstanbul’a dönmesinin maliyeti çok yüksek oluyor. Geçen sene de Bolu’da bitirmiştik. Göbeklitepe konusu da esasında tam anlamadım, son iki gün bence çok zevksizdi, Mardin’e indiğinde dümdüz yollar vardı. Terör yıllarında yolları o kadar çok asfaltlamışlardı ki, topraklar kanalların yanında kalan virajsız dümdüz, tatsız etaplardı. O bölgeye daha önce hiç gidilmemişti, bence bu yüzden hatırlıyor insanlar ama sıkıntılı tarafını hatırlamıyorlar.
-Bu sene nasıl bir yarış olmasını bekliyorsun?
Sportif olarak çok eğlenecekler. Etaplar zorlu, bu arada SSV’de yabancı çok ekip var. Romenler arttı, diyorum ya bir türlü dikiş tutmuyor bu sene de Hollandalılar eksildi. Ki gelselerdi, toplamda 15 SSV birçok ülkeden güzel bir rekabet olurdu. Türkler’den bir tek Mert [Öztiryaki] giriyor. Türklerin olmamasını da ekonomiye bağlıyorum. Bir de servis maliyetleri de çok arttı. Yarışın en sorunlu noktası kayıt ücreti değil, servis ücretleri. Türkiye’de servis maliyeti o kadar yüksek ki, onun da bir nedeni 1-2 kişi girdiğinde maliyet iki kişiye yükleniyor oysa dört beş ekip aynı servisten girse servis maliyetleri düşecek.
-Bu yıl rekabet en çok SSV’de mi dönecek diyorsun?
Evet, bence, SSV’de.
-Motordan umudu kestin mi?
Motorda rekabet yine var, bu sene İspanyol takımı var, favoriler. Alberto var, geçmiş yıllarda yarışı kazanan. Motorda sıkı rekabet 7 kişi arasında olur. Murat Yazıcı bu sene hızlı ve iyi bir motoru var.
-Yakın geleceği nasıl görüyorsun? Yarışın 20’nci senesini görebilecek misin?
Çok isterim tabii ki 20’nci yılını görmeyi ama valla zor.
-Yarış olmazsa şirket nasıl ikame eder?
En doğrusu emekli olmak. Hatta gider yarışa girer daha çok eğleniriz.
-Emekliliği düşünüyor musun gerçekten?
Koşullar zorlarsa başka ne yapacağız? Şahsen çok inatçıyımdır ve ben çok iyi bir şey yaptığımızı düşünüyorum ama insanlar buna yeteri kadar prim vermiyorlar.
-Sponsor durumunuz ne?
Bazıları var ki 7 yıldır sponsor oluyorlar. Sponsor ilişkimiz kötü değil ama ülkemizde bu işin sponsorluğu konusunda bir sorun var. Konuştuğum bir sürü şirket, digitalde para harcadıklarını söylüyorlar.




